Eko-Moda’da Öncü Marka
Sena Çevik ve Seray Cengiz tarafından 2007 yılında kurulan Boa, çevreye duyarlı ekolojik, gündelik hayatın bir parçası haline gelen tasarımlarıyla öne çıkıyor. Şu ana kadar yüzde 100 pamuk ürünlerinin başarıyla kullanıldığı koleksiyonlarında, sırada, dünyada da oldukça popüler olan başka bir ekolojik kumaş “bambu” var. Artık bir çılgınlık haline gelen özel alışveriş sisteminde, limango’nun sağladığı güveni önemsediklerini belirten ikili, blog’umuzun bu haftaki konukları.
Boa Studio, moda ve organik arasında sıkı bir bağ kurdu. Böyle bir marka yaratma fikri nasıl doğdu?
Seray Cengiz: Boa markası öncelikle Sena’nın ilüstrasyonlarından hareketle yola çıktı. Ancak daha ilk günden Boa’nın bir marka olarak sağlam değerler üzerine oturması gerektiğinde hemfikirdik. Bu aşamada tekstil ürünleri üretiminde ekolojik kaygılar ile ilgili araştırmalar yaptık ve Boa’yı çevreye en az zarar verecek malzemeleri kullanarak yaratmaya karar verdik. Dünyadaki tasarım gündeminde ekoloji çok önemli bir noktada, biz de Türkiye’de bu akımı daha bilinir bir hale getirmeyi hedefledik.
Hangi kriterler bir ürünü yüzde 100 ekolojik tasarım haline getiriyor?
Sena Çevik: Kriterler arasında tabii ki öncelik, kullanılan malzemelerin çevreye en az zararı vererek üretiliyor olmasına veriliyor. Burada, en önemli nokta, pamuk gibi tekstilde en çok kullanılan malzemelerin üretiminde yapılan ilaçlamalarda kullanılan kimyasalların sınırlanması, su tüketiminin minimuma indirilmesi, karbon oranının takip edilmesi ve atıkların kontrolü gibi birçok önemli konu var. Bunlar global olan bir takım standartlarla belirleniyor ve buna göre sertifikasyon veriliyor. Biz Boa olarak kullandığımız organik malzemelerin sertifikasyonuna büyük önem veriyoruz.
Türkiye’de ‘eko-moda’ bilinci gün geçtikçe artıyor. Siz, doğayı koleksiyonlarınızla nasıl buluşturdunuz? Hangi malzemeler ve kumaşlar kullanılıyor? Ağırlık verdiğiniz ürün grupları neler?
Seray Cengiz: Boa koleksiyonlarını günlük hayatın parçası olabilecek parçalardan oluşturmayı hedefliyoruz. Bu noktada tabii çok farklı tişört, bluz ve elbiseler Boa’nın öne çıkardığı ürün grupları oluyor. Şu ana kadar tasarımlarımızda sadece yüzde 100 organik pamuk kullandık. Ancak eko-moda bununla sınırlı değil, Boa olarak bir sonraki koleksiyonumuzda dünyada da oldukça popüler olan başka bir ekolojik kumaş bambuyu kullanıyor olacağız. Bambunun çok özel, ipeksi bir dokusu var, bu dokunun Boa tasarımları ile örtüşeceğine inanıyoruz. Bundan sonra da farklı ekolojik kumaşları kullanmaya devam edeceğiz.
2010 ilkbahar-yaz koleksiyonunun ilham kaynakları neler? Renkler, kumaşlar ve ürün gruplarından bahseder misiniz?
Sena Çevik: 2010 yaz koleksiyonunda doğanın, özellikle çevremizin çok önemli bir parçası denizlerden ilham aldık. Tabii Boa’nın deniz yorumu biraz farklı oldu. “Deniz Canavarları” başlıklı bir seri desenimiz var yine… Renklerimiz de kum, mercan ve lacivert ağırlıklı olacak. Koleksiyonun en önemli vurgusu da bambudan üretilen yepyeni kumaşlarımızda olacak.
Markanız yurt dışında da kendini tanıtmaya devam ediyor. Bu konuda yaşanan gelişmeleri bizle paylaşır mısınız?
Seray Cengiz: Boa şu anda Berlin ve Kuala Lumpur’da iki mağazada satılıyor. Şu ana kadar yurt dışında Hollanda, İngiltere ve Amerika dahil, birçok mağazadan çalışma teklifi aldık. Ancak düzenli bir şekilde ilerlemek istiyoruz. Bu aşamada Yunanistan, İtalya ve İngiltere’de bizi temsil edecek kişilerle anlaştık. 2011’de umarız Boa’nın ulaştığı noktaları arttıracağız. Türkiye’yi yurt dışında bir eko-moda markası olarak temsil etmek önemli hedeflerimizden biri.
Özel çalışmalar, ortak “eko” projeler içinde yer alıyor musunuz? Önümüzdeki dönemde, yeni projeleriniz var mı?
Sena Çevik: Türkiye’de ekolojiye yönelik yapılan çalışmaları takip ediyoruz. Bu alanda çalışan insanlarla dönem dönem bir araya gelerek beyin fırtınası yapıyoruz. Bu o kadar önemli bir konu ki, bu alanda çalışma yapıyorsanız sadece moda ve tasarımda değil, her alanda üretim süreçlerini takip etmeniz gerekiyor. Ayrıca bu sene bizi beslemesi için ekolojik tekstil ile ilgili global bir organizasyona üye oluyoruz. Bu organizasyon sayesinde yeni araştırmalar, kumaşlar ve tüm gelişmelerden haberdar olacağız. Bunun dışında tabii bir de artık kardeş markamız dediğimiz Çuval ile gerçekleştirdiğimiz çanta projelerimiz var. Tamamen doğal malzemelerden çantalar üreten Çuval, Boa’nın atık yüzde 100 organik kumaşlarını kullanarak şahane çantalar tasarlıyor. Bunun gibi çalışmalara devam etmek istiyoruz.
Yeni sezona girerken Boa Studio yine Limango farkıyla “private shopping” tutkunlarıyla buluşuyor. Alışverişteki bu yeni çılgınlığı siz nasıl yorumluyorsunuz?
Seray Cengiz: Bu bizce de tam anlamıyla bir çılgınlık haline geldi ve aynı zamanda çok büyük bir kolaylık. Oturduğunuz yerden bambaşka sektörlerde takip ettiğiniz birçok markaya kolaylıkla ulaşabiliyorsunuz. Bu iki taraf için de müthiş bir avantaj. Limango gibi güvenilir siteler sayesinde “private shopping” alışkanlığının gittikçe artacağına eminiz.























