Podyumların En Renkli Tasarımcısı

agatha

“Ressam olmak zordu, ben de tasarımcı oldum”

1981 yılından beri podyumlarda bir karnaval havası estiren bu çılgın kadın, herkesi yaptıklarıyla hayrete düşürüyor. Düşünsenize; markaların kıran kırana ayakta kalma savaşı verdiği moda haftalarında biri çıkıyor, rengarenk elbiseleri kalplerle, fırfırlarla, volanlarla, çiçeklerle süsleyerek modaya kafa tutuyor. Ve bir de, “Moda dediğiniz nedir ki? Eğlenmenize bakın. Karl Lagerfeld gibi evinde 200 yıllık eşyalarla yaşayan insanların podyumda bu kadar modern olma çabalarını anlayamıyorum. Neyseniz, O’sunuzdur” diyor. Yenilikçi, temposu hiç düşmeyen enerjisini tasarımlarına ustalıkla dönüştürebilen, modanın veteranı, İspanyol Agahta Ruiz De La Prada, “kendi gibi” olarak elde ettiği bu ünü gerçekten eğlenerek kazanıyor. » Devamı



Eko-Moda’da Öncü Marka

boa_logo_blog

Sena Çevik ve Seray Cengiz tarafından 2007 yılında kurulan Boa, çevreye duyarlı ekolojik, gündelik hayatın bir parçası haline gelen tasarımlarıyla öne çıkıyor. Şu ana kadar yüzde 100 pamuk ürünlerinin başarıyla kullanıldığı koleksiyonlarında, sırada, dünyada da oldukça popüler olan başka bir ekolojik kumaş “bambu” var.  Artık bir çılgınlık haline gelen özel alışveriş sisteminde, limango’nun sağladığı güveni önemsediklerini belirten ikili, blog’umuzun bu haftaki konukları.

boa_seray_sena_blog

Boa Studio, moda ve organik arasında sıkı bir bağ kurdu. Böyle bir marka yaratma fikri nasıl doğdu?
Seray Cengiz: Boa markası öncelikle Sena’nın ilüstrasyonlarından hareketle yola çıktı. Ancak daha ilk günden Boa’nın bir marka olarak sağlam değerler üzerine oturması gerektiğinde hemfikirdik. Bu aşamada tekstil ürünleri üretiminde ekolojik kaygılar ile ilgili araştırmalar yaptık ve Boa’yı çevreye en az zarar verecek malzemeleri kullanarak yaratmaya karar verdik. Dünyadaki tasarım gündeminde ekoloji çok önemli bir noktada, biz de Türkiye’de bu akımı daha bilinir bir hale getirmeyi hedefledik.

Hangi kriterler bir ürünü yüzde 100 ekolojik tasarım haline getiriyor?
Sena Çevik: Kriterler arasında tabii ki öncelik, kullanılan malzemelerin çevreye en az zararı vererek üretiliyor olmasına veriliyor. Burada, en önemli nokta, pamuk gibi tekstilde en çok kullanılan malzemelerin üretiminde yapılan ilaçlamalarda kullanılan kimyasalların sınırlanması, su tüketiminin minimuma indirilmesi, karbon oranının takip edilmesi ve atıkların kontrolü gibi birçok önemli konu var. Bunlar global olan bir takım standartlarla belirleniyor ve buna göre sertifikasyon veriliyor. Biz Boa olarak kullandığımız organik malzemelerin sertifikasyonuna büyük önem veriyoruz.

Türkiye’de ‘eko-moda’ bilinci gün geçtikçe artıyor. Siz, doğayı koleksiyonlarınızla nasıl buluşturdunuz? Hangi malzemeler ve kumaşlar kullanılıyor? Ağırlık verdiğiniz ürün grupları neler?
Seray Cengiz: Boa koleksiyonlarını günlük hayatın parçası olabilecek parçalardan oluşturmayı hedefliyoruz. Bu noktada tabii çok farklı tişört, bluz ve elbiseler Boa’nın öne çıkardığı ürün grupları oluyor. Şu ana kadar tasarımlarımızda sadece yüzde 100 organik pamuk kullandık. Ancak eko-moda bununla sınırlı değil, Boa olarak bir sonraki koleksiyonumuzda dünyada da oldukça popüler olan başka bir ekolojik kumaş bambuyu kullanıyor olacağız. Bambunun çok özel, ipeksi bir dokusu var, bu dokunun Boa tasarımları ile örtüşeceğine inanıyoruz. Bundan sonra da farklı ekolojik kumaşları kullanmaya devam edeceğiz.

2010 ilkbahar-yaz koleksiyonunun ilham kaynakları neler? Renkler, kumaşlar ve ürün gruplarından bahseder misiniz?
Sena Çevik: 2010 yaz koleksiyonunda doğanın, özellikle çevremizin çok önemli bir parçası denizlerden ilham aldık. Tabii Boa’nın deniz yorumu biraz farklı oldu. “Deniz Canavarları” başlıklı bir seri desenimiz var yine… Renklerimiz de kum, mercan ve lacivert ağırlıklı olacak. Koleksiyonun en önemli vurgusu da bambudan üretilen yepyeni kumaşlarımızda olacak.

boa_blog

Markanız yurt dışında da kendini tanıtmaya devam ediyor. Bu konuda yaşanan gelişmeleri bizle paylaşır mısınız?
Seray Cengiz: Boa şu anda Berlin ve Kuala Lumpur’da iki mağazada satılıyor. Şu ana kadar yurt dışında Hollanda, İngiltere ve Amerika dahil, birçok mağazadan çalışma teklifi aldık. Ancak düzenli bir şekilde ilerlemek istiyoruz. Bu aşamada Yunanistan, İtalya ve İngiltere’de bizi temsil edecek kişilerle anlaştık. 2011’de umarız Boa’nın ulaştığı noktaları arttıracağız. Türkiye’yi yurt dışında bir eko-moda markası olarak temsil etmek önemli hedeflerimizden biri.

Özel çalışmalar, ortak “eko” projeler içinde yer alıyor musunuz? Önümüzdeki dönemde, yeni projeleriniz var mı?
Sena Çevik: Türkiye’de ekolojiye yönelik yapılan çalışmaları takip ediyoruz. Bu alanda çalışan insanlarla dönem dönem bir araya gelerek beyin fırtınası yapıyoruz. Bu o kadar önemli bir konu ki, bu alanda çalışma yapıyorsanız sadece moda ve tasarımda değil, her alanda üretim süreçlerini takip etmeniz gerekiyor. Ayrıca bu sene bizi beslemesi için ekolojik tekstil ile ilgili global bir organizasyona üye oluyoruz. Bu organizasyon sayesinde yeni araştırmalar, kumaşlar ve tüm gelişmelerden haberdar olacağız. Bunun dışında tabii bir de artık kardeş markamız dediğimiz Çuval ile gerçekleştirdiğimiz çanta projelerimiz var. Tamamen doğal malzemelerden çantalar üreten Çuval, Boa’nın atık yüzde 100 organik kumaşlarını kullanarak şahane çantalar tasarlıyor. Bunun gibi çalışmalara devam etmek istiyoruz.

Yeni sezona girerken Boa Studio yine Limango farkıyla “private shopping” tutkunlarıyla buluşuyor. Alışverişteki bu yeni çılgınlığı siz nasıl yorumluyorsunuz?

Seray Cengiz: Bu bizce de tam anlamıyla bir çılgınlık haline geldi ve aynı zamanda çok büyük bir kolaylık. Oturduğunuz yerden bambaşka sektörlerde takip ettiğiniz birçok markaya kolaylıkla ulaşabiliyorsunuz. Bu iki taraf için de müthiş bir avantaj. Limango gibi güvenilir siteler sayesinde “private shopping” alışkanlığının gittikçe artacağına eminiz.



Arşivimde Mutlaka Olmalı!

ntv_yayinlari_blog

Moda, dekorasyon, kişisel bakım ürünleri, bebek ve ev eşyası başlıkları altında yüzlerce tanınmış markayı bir araya getiren limango, “arşiv” niteliğindeki kültürel yayınlarıyla alışverişinize yeni bir soluk getiriyor.  Bu hafta, dünyanın en tanınmış yayınlarını bünyesinde toplayan ve kendi kültürümüzle ilgili birçok kitaba imza atan NTV Yayınları’yla dolduruyoruz sepetlerimizi. Evde, ofiste, yolculukta hiç canınız sıkılmadan okuyacağınız bu kitapların sizlere çok güzel vakit geçirteceğinin garantisi bizden!

NTV Yayınları’nın nesillerden nesillere aktarılacak kitapları arasında, “Akdeniz Lokanta ve Şarap Rehberi-İtalya”, gurme Vedat Milor’un bizzat deneyimlediği yolculuk hikayelerinin bir ürünü. 130 lokanta ve 200’ün üzerinde şarap önerisi ile İtalya’nın herhangi bir bölgesinde damak tadınıza, bütçenize, ruh halinize en uygun restoranı seçebilmenize yardımcı oluyor.

“100”lü serinin “Saat Kulesi”ini  Meltem Cansever kaleme almış. Kitapta, 19. yüzyıldan günümüze Türkiye sınırları içindeki 100 eşsiz saat kulesi, mimari özelliklerinin yanı sıra toplumsal bellekteki unutulmaz anılarıyla yer alıyor.

Merakla beklediğimiz “Cahillikler” serisinin üçüncü kitabında sağlığımız hakkında bilmediklerimiz var. Yanlış bilgiler ve peşin hükümlere, alanında önde gelen doktorlar ve araştırmacılarla yapılan görüşmelerle açıklık getiriliyor.

Tarihin saklı kalmış yanlarının keşfinde “Şifreler” bize yol gösteriyor. Tarih boyunca dillerin, toplumların ve sembollerin gizemini gözler önüne seren bu kitapta, şifreleri oluşturmanın ve kırmanın gizemli dünyasına girecek ve bu şifrelerin hem insanlığın gelişimine hem de insanların kötü emellerinin maskelenmesine nasıl katkıda bulunduğunu göreceksiniz.

Kitaplar da artık dijital çağa ayak uydurdu. limango’nun önerisi “Dünyadan Kuş Sesleri”. Kitapta, altı kıtanın en sıra dışı ve çarpıcı kuşlarını biraraya geliyor; onların özgün seslerini içeren dijital sesleri duyabiliyorsunuz.

Yayınlandığı günden itibaren entrikaları, komiklikleri ve sırlarıyla izleyicilerin hayatlarını tatlandıran “Umutsuz Ev Kadınları”, bu kez sizler için her damak tadına uygun özel tarifleriyle mutfakta!

Spor Kitabı, Yaşadığımız Cennet Türkiye, Türkiye’nin Kelebekleri, Anne Karnında, Sevişen Beyin ve daha birçok seçenek limango NTV Yayınları Kampanyasında!



Gözlük Modasında Trussardi İmzası

trussardi_blog
Tasarım ve fonksiyonellik bir arada

Ekonomik krizin etkileri sürerken moda endüstrisinde yine kazanan aksesuarlar oldu! 2010 yazında, tepeden tırnağa yenilenme ve gardroplarını revize etme şansı bulamayacağını düşünenler, aksesuarlarla bu açıklarını kapayacakları düşüncesindeler. Moda dünyası, tarzınızda küçük detaylarla büyük değişiklikler yaratmanın, bu şekilde stil sahibi görünmenin sizleri kesinlikle mutlu edeceği konusunda hemfikir. İşte bu noktada yazın en vazgeçilmez aksesuarı gözlüklerden bahsetmek gerekiyor.

limango, sıcak günleri yine çok güçlü bir kampanyayla karşılıyor…

Kuruluşundan 60 yıl sonra, 1971 yılında, deri aksesuarları ve giyim koleksiyonuyla dünya modasında söz sahibi olan İtalyan Trussardi, gözlük koleksiyonunda da lüks, kalite ve konforu bir araya getiriyor. Bu kampanyanın öne çıkan modellerinde, derileri gözlük saplarında kullanması da kesinlikle bu malzemeyi sanat eserlerine dönüştürmedeki ustalığının bir göstergesi.

2010 ilkbahar-yaz sezonunda, polarize camlı büyük kemik çerçeveli gözlükler, biraz fütüristik bir dokunuşla form değiştirerek yine vitrinlerdeki yerini alıyor. Daha cesur renklerin, kemik-metal kombinasyonlarının sıkça görüldüğü koleksiyonlarda; gözlük saplarında ortaya çıkan tasarım detayları yine seçim yapmakta zorlanacağınız bir sezona işaret ediyor. Önerimiz, sadece moda diye değil, aynı zamanda gözlerinizi UV ışınlarından koruduğu için sağlıklı modellere öncelik vermeniz.

limango’nun Trussardi kampanyasında, moda ve fonksiyonellik bir arada! Kesme kemik ya da çelik tasarımı tüm modellerde camların polarize olduğunun altını çizelim…



Bu Platform Erkekleri de Düşünüyor!

georgehogg_blog

George Hogg yalnız bir ayakkabı markası değildir..

George Hogg desek… Özellikle 70’li yıllarda doğanlardan yükselen sesler şöyle der: “80’lerin en havalı markası; bugün de hayatımızda vardır ve zamansızdır. Kolejlidir, biriken paralar hiç acımadan bu markaya verildi ve verilecektir…” En önemlisi, o dönemlerde ayakkabılarıyla imaj problemimizi kökünden çözen marka, kesinlikle sadece bir ayakkabı markası değildir! Giyimine özen gösteren, aksesuarlarına önem veren erkekler için yüzde 100 doğal deri veya kumaş tasarımı, çanta, cüzdan, kalem, şemsiye, manikür seti, CD kılıfı, anahtarlık, kol düğmeleri gibi yalın çizgisini devam ettirdiği, günlük hayatta yanınızdan ayırmayacağınız tasarımlarıyla da dikkat çeker.  Babanıza, eşinize veya erkek arkadaşınıza hediye seçmekte zorlanıyorsanız, özelikle seyahat cüzdanı, kol düğmeleri ve kartvizitliklere göz atmanızda fayda var. Seçeneklerinizin hızla tükendiğini de hatırlatalım; yani en azından bu seferlik…

Kadın ya da erkekler için bir “klasik” haline gelen George Hogg, ayakkabıları kadar aksesuarlarının verdiği “stil sahibi” mesajıyla bugün de kendine yeni fanatikler edinmiş durumda.

limango’nun George Hogg kampanyasında son 3 gün…



Sokak Modasının Dünyadaki Öncüsü Etnies

etnies_blog

Yeni sezon modasına baktığımızda içimize su serpiliyor. Yalın, sportif bir tarzı olanlar için de oldukça renkli seçenekler olduğunu görüyoruz. Yani, önümüzdeki aylarda, denim üzerine bir tişört giyip çıkmak, sizi moda takipçileri arasına sokmaya yetecek. Tabi, denim ve tişört’ler arasından doğru “kodlama”yı yaparsanız. Kurallar basit; birçoğu bir önceki sezonu takip diyor. Gardroplarına hiç sokmayanlar için kötü haber; hayatımıza hızla giren ve bir türlü çıkmak bilmeyen “skinny” jean’ler yine her renkte bizlerle… Bunlar arasında en yüz güldüren tişörtlerin, özellikle mesaj kaygılı ve serigrafik baskılı olanları bol bol satın alınacak. Günün her saatinde giyilebilen tişörtler, geceleri parlak taş, dantel, fermuar, zincir, fiyonk gibi detaylarla karşımıza çıkacak. Ama hep bir sokak ve 80’ler ruhuyla!

limango’nun yeni kampanyası Etnies, özellikle snowboard ve sörf yapanların yakından tanıdığı bir marka. Hollywood’da ünlülerin çocukları, daha bebekken Etnies ayakkabılarla tanışıyor. “Bir çift anneye, bir çift sana” şeklindeki bu alışveriş böylece sürüp gidiyor. İlhamını sokaklardan alan Etnies, müzisyenler ve sporcuların, alternatif kültür tutkunlarının da ayakkabı ve giyimdeki tercihi. Tüm dünyada Linkin Park, Against Me, Avril Lavigne, Tokyo Police Club gibi önemli müzik gruplarını, Ryan Scekler, Chris Maloy, Jamie Bestwick, Brian Deegan gibi snowboard ve skateboard dehalarını destekliyor.

Köklerine sadık kalarak, sokak modasında bir renk olan Etnies limango’da!



Evde Bakım Konforu

sallyhansenBaharın ilk sinyallerini bu hafta sonu aldık. Yaza hazırlanmak için siz de Mart’ın bitmesini bekleyenlerdenseniz, ev ritüellerinize Sally Hansen ürünlerini de ekleyerek bakım sürecini daha keyifli hale getirebilirsiniz. Sally Hansen, 45 yıllık geçmişi süresince bakımla tedaviyi bir araya getirerek özellikle tırnak bakım kategorisinde önemli bir pazar payı elde etti. Bugün sona erecek kampanyada tırnak ürünlerinin yanı sıra, sezonun gözde rengi mercan tonlarının ve kırmızıların da bulunduğu oje kategorisine bir göz atmanızı öneriyoruz.

naill

Yeni mevsime girerken Sally Hansen, zengin ürün yelpazesiyle ihtiyacınız olan ve  yaz boyunca yanınızdan ayırmayacağınız ürünlere sahip. Vücut bakımında cildinizi güneşe hazırlayan ve tende yumuşacık bir etkisi olan vücut peeling’ini deneyebilirsiniz. Bu bakım, tüy azaltıcı ve bronzlaştırıcı günlük nemlendirici bir ürünle tamamlanıyor.

limango’da bahar başlıyor! İhtiyacınız olan tüm ürünleri ve yepyeni markaları sizlerle buluşturmaya devam edeceğiz!



Yeni Sezon Ezber Bozuyor

2010 İlkbahar-Yaz

Son beş yıl içinde moda dünyasında neler değişti? Aslına bakarsanız, değişen tek bir şey var; o da bizleriz! Modaya bakış açımız, cesaretimiz ve algılarımız konusunda uzun uzun konuşabiliriz. Ama şimdi biraz modanın gücünden bahsedelim. Anlattıkları hikayelerle podyumları kimi zaman görkemli bir Broadway şovuna, kimi zamansa çoşkulu bir konser arenasına dönüştüren tasarımcılar, izleyenleri de hikayesinin kahramanlarından biri haline getirmeyi başarıyor. Giysek de giymesek de, bu pencereden gördüklerimiz kısa bir süre için de olsa bizlere farklı düşler kurduruyor. Moda sanat, sanat moda, bizler moda ve moda da bizler için… Bir parçası olmayı beceremesek de içinde olmayı seviyoruz. Kadın ya da erkek, yalın ya da karmaşık… İşte bütün mesele bu!

2010 ilkbahar-yaz sezonunda, tasarımcılar zıtlıklarla farklı oyunlar oynayarak podyumlardan dünyaya ‘cesur’ mesajlar veriyor. Bundan böyle limango blog’da moda ipuçları hakkında daha çok detay bulabileceksiniz. Alışveriş yapmayı sevenlerin ve yenilikleri takip edenlerin bakış açısıyla markalar ve merak edilenler hakkında söylemek istediğimiz daha çok şey var. Alışverişte yanılma payınız ne kadar? Neleri beğenerek aldınız ve giymediniz? Bu konuda ne kadar tutarlı da olsanız, sizin de her an başınıza gelebilir. Modanın başarısı da bu! Bizlere istemediğimiz şeyler yaptırabiliyor.

Yeni sezonda işimiz biraz daha kolay. İlkbahar-yaz podyumları, minimalist, tek renk kombinlere inanan, kendini dikişlerde ve kesimlerde vurgulayan parçalarla dolu! Ama bunun yanı sıra, kafa karıştıran, ezber bozan, renkleriyle kışkıtan tarafı da var. Biz işi biraz tersinden ele aldık,  2010’un sıcak günlerinin ‘hemen demode olacaklar’ ve ‘hiç alınmayacaklar’ listesine öncelik verdik.


Risk Almayı Seviyorum (?)

Gardropları Parlatın

gard

Tuleh-Gaetano Navarra-Marc by Marc Jacobs

Burada ihtişam faktörü devreye giriyor. Eskitilmiş görünümlü metalik kumaşlar ile cesur miniler bir arada. Sadece altın ve gümüş tonlarının değil, canlı renklerin de öne çıktığı bu tarz parlak kumaşlarda tek renk alt-üst kombinleri göz alıyor. Günlük tarzınızın içine adapte etmek biraz zor. Cesaret sınavı da zaten burada başlıyor.

Desenler Karmaşası

Bu yaz, sadece kıyafetlere değil, modern ve özgün sanat eserlerine bakıyorsunuz. Kesinlikle, ‘Ben giymem ama ayakta alkışlarım’ diyebileceğiz örnekler… Birbirinden iddialı desenleri bir araya getirme fikri, yaratıcılarının iç dünyasına ayna tutuyor. Aramızdan ayrılmadan yaklaşık bir yıl önce, üstad AlexanderMcQueen hazırladığı yaz koleksiyonunda bizlere ruh haliyle ilgili  bir mesaj vermiş miydi? Biz sadece sanatsal bir performans, sınırları zor çizilen bir yaratıcılık, dikişlerde ve kalıplarda büyük bir ustalık görüyouz.

Tasarımcısının ‘özgünlük’ arayışını destekleyen deneysel ve fütüristik desenler, sezonda ‘bu kadarı da fazla’ dedirtecek kadar yoğun ve karmaşık görünümde. Desen giymek isteyenlerin tek tesellisi, silüeti vurgulayan kesimleri sayesinde, bu parçaların ayna karşısında sizlere kendinizi iyi hissettirmesi olabilir.

desen ve iç çamaşırı
Alexander McQueen-Marc by Marc Jacobs-Just Cavalli

İçimizden Çıkar!
Bunu biz değil, iç çamaşırlarını giysilerin üzerine takan, korse formunu koruyarak elbiseler, üstler yaratan tasarımcılara ilham veren perileri söylüyor. Tarzınıza zor adapte edilebilir bir trend, ama görsel açıdan cezbediyor.

Doz Aşımı

doz_asimi

Victor&Rolf – Marchesa-Iceberg

Dünyanın karşısına her sezon yepyeni hikayelerle dikilmek kolay değil. İşte detay faktörü burada devreye giriyor. ‘Bu kış kesinlikle tükettik’ dediğimiz vatkalar daha fütüristik, balon etekler, tülle şekil verilen gül figürleri ve modern kol kesimleri oldukça abartılı bir yorumla karşımızda. ‘Özgün olmak için farklı olanı varolanın içinde aramak, yoksa yaratmak’ cümlesini aklımızda iyi tutalım. Sokak modası kavramının son yıllarda ülkemizde de giderek benimsenmeye başladığını düşünürsek, özgünlük konusu, önümüzdeki günlerde bir kez daha ele alınacak demektir. 2010 yazında, yoğun fırfır detayları, maksi fiyonklar, güller, asimetrik değil, tek kolu unutulmuş gibi görünen elbiseler, balon etek formları, gerekli gereksiz kullanılan transparanlık olmazsa… Oluur!

Risk almayı seviyorsunuz, ya sevmeyenler? 2010 ilkbahar-yazının en güçlü ve bir o kadar zamansız trendleri ve renkleri… YAKINDA, limango blog’da!



Yeni Buluşma Noktanız!


buton

Alışveriş tutkunlarının yakın takibinde olmak hoşumuza gidiyor. Beğendiğimiz bir ürünü, alışverişi özel kılan bu konsept sayesinde yüzde 70’lere varan indirimlerle alabildiğimiz için de çok mutluyuz.  Yaşamın tüm detaylarında bir zevk pırıltısı arayan, yenilikleri yakından takip eden, modaya yön veren veya moda tarafından yönlendirilmeyi seven, araştıran, karıştıran, karşılaştıran ve merak eden biriyseniz  limango’dasınız! İşte bu nedenle bizden daha fazlasını istemeye hakkınız var.

Siz, Türkiye’nin her yerindesiniz; bizlerse sizler için, sadece burada değil, dünyanın her yerindeyiz! Dünyaca ünlü markalarla buluştuğunuz bu “özel” platform, bundan böyle,  zengin içeriğiyle dikkat çeken limango blog’la daha da güçleniyor.

limango blog, markaları daha yakından tanımak isteyenlerin, doğru moda ipuçlarıyla yönlendirildiği, yeni buluşma noktanız!



limango 2010 Blog Ödüllerini Destekliyor!

Moda tutkunlarının vazgeçilmez adresi limango, 2010 Blog Ödülleri’nin moda kategorisine sponsor oldu. İnternet kullanıcılarını blog yazmaya teşvik etmeyi ve Türk internet sektörüne zengin ve özgün içerikler kazandırmayı hedefleyen yarışma, blog sayfasına sahip olan tüm kişi ve kurumları toplam 16 farklı kategoride ödüllendiriyor. Türk tüketicisini gerçek “private shopping” kavramıyla tanıştıran limango, 2010 Blog Ödülleri’nin moda kategorisine sponsor olarak, modayı konu alan blogları desteklemeyi hedefliyor.

Ülkemizde pek çok başarılı moda blogu olduğunu belirten limango Pazarlama Müdürü Sinan Uycan, 2010 Blog Ödülleri’ne sponsor olarak bu alandaki çalışmaları desteklemeyi amaçladıklarını ifade ediyor: “İnternet üzerindeki bloglar aracılığıyla paylaşılan bilgiler hızla çok geniş bir kitleye ulaşabiliyor. Bu nedenle de bloglar günümüzün en önemli bilgi paylaşım alanlarından biri olarak öne çıkıyor. limango olarak blogların moda alanında büyük bir önemi olduğuna inanıyoruz. Ülkemizdeki pek çok blog yazarı dünya modasını yakından izliyor ve yorumlarıyla trendlere yön verebilecek bir noktada bulunuyor. 2010 Blog Ödülleri’nin moda kategorisine sponsor olarak, moda tutkunu blog yazarlarını teşvik etmeyi ve desteklemeyi hedeflemekteyiz.”

limango’nun moda kategorisi sponsoru olduğu, Blog Ödülleri 2010′da yarışan blogger’lara,  Blog Ödülleri sayfasından siz de destek olun! :)

Moda tutkunlarının vazgeçilmez adresi Limango, 2010 Blog Ödülleri’nin moda kategorisine sponsor oldu. İnternet kullanıcılarını blog yazmaya teşvik etmeyi ve Türk internet sektörüne zengin ve özgün içerikler kazandırmayı hedefleyen yarışma, blog sayfasına sahip olan tüm kişi ve kurumları toplam 16 farklı kategoride ödüllendiriyor. Türk tüketicisini gerçek “private shopping” (özel alışveriş) kavramıyla tanıştıran Limango, 2010 Blog Ödülleri’nin moda kategorisine sponsor olarak, modayı konu alan blogları desteklemeyi hedefliyor.

Ülkemizde pek çok başarılı moda blogu olduğunu belirten Limango Genel Müdürü Gülfem Toygar, 2010 Blog Ödülleri’ne sponsor olarak bu alandaki çalışmaları desteklemeyi amaçladıklarını ifade ediyor: “İnternet üzerindeki bloglar aracılığıyla paylaşılan bilgiler hızla çok geniş bir kitleye ulaşabiliyor. Bu nedenle de bloglar günümüzün en önemli bilgi paylaşım alanlarından biri olarak öne çıkıyor. Limango olarak blogların moda alanında büyük bir önemi olduğuna inanıyoruz. Ülkemizdeki pek çok blog yazarı dünya modasını yakından izliyor ve yorumlarıyla trendlere yön verebilecek bir noktada bulunuyor. 2010 Blog Ödülleri’nin moda kategorisine sponsor olarak, moda tutkun blog yazarlarını teşvik etmeyi ve desteklemeyi hedeflemekteyiz.”

Limango’nun moda kategorisi sponsoru olduğu Blog Ödülleri 2010 ile ilgili detaylı bilgi http://2010.blogodulleri.com adresinden alınabilir.